ScholarGPS sıralamasında radyocerrahi alanında dünyada 8'inci sırada yer alan Prof. Dr. Selçuk Peker, elde edilen başarının Türkiye'nin bilimsel üretim gücünü ortaya koyduğunu söyledi. Peker, Türkiye'nin küresel bir radyocerrahi merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
İSTANBUL (İGFA) - ScholarGPS tarafından yayımlanan uluslararası sıralamada radyocerrahi alanında dünyanın en etkili bilim insanları arasında ilk 10'a giren Prof. Dr. Selçuk Peker, Türkiye adına önemli bir başarıya imza attı.
Dünyada 8'inci sırada yer alan Peker, bu sonucun yalnızca bireysel bir başarı değil, Türkiye'de yürütülen bilimsel çalışmaların uluslararası düzeyde karşılık bulduğunun da göstergesi olduğunu söyledi.
Türkiye'nin artık yalnızca sağlık hizmeti sunan değil, aynı zamanda bilim üreten ve uluslararası literatüre katkı sağlayan bir ülke konumuna geldiğini belirten Peker, "Radyocerrahi gibi ileri teknoloji ve yüksek uzmanlık gerektiren bir alanda dünyada 8'inci sırada yer almak büyük bir onur. Bu başarı, güçlü klinik altyapının, bilimsel sürekliliğin ve ekip çalışmasının sonucudur" dedi. Genç hekimlere de seslenen Prof. Dr. Peker, dünya bilimine katkı sunmak için mutlaka yurt dışındaki büyük merkezlerde bulunmanın şart olmadığını ifade ederek, "Doğru vizyon, disiplinli çalışma ve uluslararası iş birlikleriyle Türkiye'den de dünya çapında başarı elde edilebilir" diye konuştu.
TÜRKİYE RADYOCERRAHİDE ÇEKİM MERKEZİ OLUYOR
Türkiye'nin özellikle Gamma Knife ve stereotaktik radyocerrahi teknolojilerindeki deneyiminin uluslararası alanda dikkat çektiğini belirten Peker, son yıllarda yurt dışından hem tedavi hem de eğitim amacıyla gelen hasta ve hekim sayısında önemli artış yaşandığını söyledi.
Türkiye'nin radyocerrahi alanında bölgesel bir merkez haline geldiğini kaydeden Peker, "Hekimler yalnızca kullanılan teknolojiyi görmek için değil, hasta seçimi ve tedavi planlama süreçlerini öğrenmek için de ülkemize geliyor" dedi. Türkiye'nin küresel bir radyocerrahi merkezi olabilecek kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Peker, bunun yolunun bilimsel üretimi artırmaktan geçtiğini söyledi. Peker, "Bölgesel merkez olmak yalnızca hasta kabul etmek anlamına gelmez. Bilgi üretmek, eğitim vermek, uluslararası araştırmalar yürütmek ve genç hekimler için çekim merkezi olmak gerekir. Türkiye bunu başarabilecek potansiyele sahiptir" değerlendirmesinde bulundu.
YAPAY ZEKÂ TEDAVİ SÜREÇLERİNİ DÖNÜŞTÜRECEK
Beyin cerrahisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Peker, yapay zekâ destekli sistemlerin önümüzdeki dönemde tedavi planlamasında daha etkin rol üstleneceğini belirtti.
Yakın gelecekte yalnızca görüntüleme sonuçlarına göre karar verilmeyeceğini ifade eden Peker, "Hastanın genetik özellikleri, tümörün biyolojik yapısı ve yapay zekâ destekli risk analizleri tedavi süreçlerinde çok daha belirleyici olacak. Ancak teknolojideki tüm gelişmelere rağmen hekimlik sanatı her zaman merkezde kalmaya devam edecek" dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türk bilim insanı dünyada ilk 10'da
ScholarGPS sıralamasında radyocerrahi alanında dünyada 8'inci sırada yer alan Prof. Dr. Selçuk Peker, elde edilen başarının Türkiye'nin bilimsel üretim gücünü ortaya koyduğunu söyledi. Peker, Türkiye'nin küresel bir radyocerrahi merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
İSTANBUL (İGFA) - ScholarGPS tarafından yayımlanan uluslararası sıralamada radyocerrahi alanında dünyanın en etkili bilim insanları arasında ilk 10'a giren Prof. Dr. Selçuk Peker, Türkiye adına önemli bir başarıya imza attı.
Dünyada 8'inci sırada yer alan Peker, bu sonucun yalnızca bireysel bir başarı değil, Türkiye'de yürütülen bilimsel çalışmaların uluslararası düzeyde karşılık bulduğunun da göstergesi olduğunu söyledi.
Türkiye'nin artık yalnızca sağlık hizmeti sunan değil, aynı zamanda bilim üreten ve uluslararası literatüre katkı sağlayan bir ülke konumuna geldiğini belirten Peker, "Radyocerrahi gibi ileri teknoloji ve yüksek uzmanlık gerektiren bir alanda dünyada 8'inci sırada yer almak büyük bir onur. Bu başarı, güçlü klinik altyapının, bilimsel sürekliliğin ve ekip çalışmasının sonucudur" dedi. Genç hekimlere de seslenen Prof. Dr. Peker, dünya bilimine katkı sunmak için mutlaka yurt dışındaki büyük merkezlerde bulunmanın şart olmadığını ifade ederek, "Doğru vizyon, disiplinli çalışma ve uluslararası iş birlikleriyle Türkiye'den de dünya çapında başarı elde edilebilir" diye konuştu.
TÜRKİYE RADYOCERRAHİDE ÇEKİM MERKEZİ OLUYOR
Türkiye'nin özellikle Gamma Knife ve stereotaktik radyocerrahi teknolojilerindeki deneyiminin uluslararası alanda dikkat çektiğini belirten Peker, son yıllarda yurt dışından hem tedavi hem de eğitim amacıyla gelen hasta ve hekim sayısında önemli artış yaşandığını söyledi.
Türkiye'nin radyocerrahi alanında bölgesel bir merkez haline geldiğini kaydeden Peker, "Hekimler yalnızca kullanılan teknolojiyi görmek için değil, hasta seçimi ve tedavi planlama süreçlerini öğrenmek için de ülkemize geliyor" dedi. Türkiye'nin küresel bir radyocerrahi merkezi olabilecek kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Peker, bunun yolunun bilimsel üretimi artırmaktan geçtiğini söyledi. Peker, "Bölgesel merkez olmak yalnızca hasta kabul etmek anlamına gelmez. Bilgi üretmek, eğitim vermek, uluslararası araştırmalar yürütmek ve genç hekimler için çekim merkezi olmak gerekir. Türkiye bunu başarabilecek potansiyele sahiptir" değerlendirmesinde bulundu.
YAPAY ZEKÂ TEDAVİ SÜREÇLERİNİ DÖNÜŞTÜRECEK
Beyin cerrahisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Peker, yapay zekâ destekli sistemlerin önümüzdeki dönemde tedavi planlamasında daha etkin rol üstleneceğini belirtti.
Yakın gelecekte yalnızca görüntüleme sonuçlarına göre karar verilmeyeceğini ifade eden Peker, "Hastanın genetik özellikleri, tümörün biyolojik yapısı ve yapay zekâ destekli risk analizleri tedavi süreçlerinde çok daha belirleyici olacak. Ancak teknolojideki tüm gelişmelere rağmen hekimlik sanatı her zaman merkezde kalmaya devam edecek" dedi.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler